Home HİKAYELERKızının Son Hediyesi: Duygusal Veda

Kızının Son Hediyesi: Duygusal Veda

by admin
0 yorumlar

Kızımın hayatının her ayrıntısını sanırdım, özellikle de onu kaybettikten sonra. Yanılmışım; gerçek, neredeyse açmayacağım tek bir telefon görüşmesiyle başladı.

Kendi evlendiğinden daha uzun yaşamanın verdiği o acıyı en büyük düşmanının bile yaşamasını istemem.

Elif 13 yaşında gittiğinde, bu sadece bir arada kalmıştı; her şeyi böldü. Onun o uzun yıllardan önceki ve sonraki. O öldüğünde benim de bir parçam onunla birlikte öldü.

Yatak odasını tam olarak muhafaza ettiği gibi muhafaza ettim.

Her şey ikiye bölündü.

Elif’in gri hırkası devam ediyor çalışma masasının sandalyesinin arkasındaydı. Pembe spor açık kapının yanında, sanki onları aceleyle fırlatıp atmış da birazdan içeri koşarak girecek ve “Anne, sakın kızma ama…” diye bağıracakmış gibi burunları genişlemekte.

Ama o asla geri gelmedi.

Günler toplandı. Saate bakmayı ve telefonlara cevap vermemek. Apartmanımın dışarıdaki dünyaya dönmeye devam ediyordu ama benimki durmuştu.

Sonra bir Salı sabahı telefonum çalınır.

O asla geri gelmedi.

Açmadan önce uzun süre telefona baktım. Elif’in ortaokulu fark edene kadar neredeyse telesekretere düşmesine izin vereceğim. Cevabın içeriğinde mantıksal olmayan bir umut sızısı vardı.

“Zeynep Hanım mı?” dedi bir kadın sesi yumuşakça. “Elif’in Türkçe öğretmeni Ben Hülya Hanım. Bu şekilde aradığım için özür dilerim ama… okula gelmeniz gerekiyor.”

Dizlerin bağının özü çözüldü.

“Neden?”

Hattın diğer ucu bir sessizlik oldu.

“Elif dolabında bir şey bırakmış. Bugüne kadar haberimiz yoktu. Üzerinde sizin adınızı yazıyordu.”

Araba anahtarlarımı kapışımı, kapı kilitleyişimi veya yolu nasıl sürdürülürmü kullanırlar.

İçimde mantıksal olmayan bir umut sızısı yaşandı.

Okul, verilmeden çok yanlış hissettiriyordu.

Koridor, dolapların yanında Hülya Hanım ve okul rehberi öğretmeni Ahmet Bey dışarıda sessiz ve boştu. İkisi de ağlamış oldukları gibi. Ayak seslerim fayans zeminde çok yüksek çıkıyordu.

Yanlarına vardığımızda Hülya Hanım öne çıktı ve bana bir zarf uzattı.

Zarf yapılırken titriyordu. Ön kısmında Elif’in el yazısıyla iki kelime yazılıydı:

“ANNEM İÇİN.”

Okul, verilmeden çok yanlış hissettiriyordu.

Ne okunmaktan korkarak, titreyen parçalarla zarfları içeren dosyalar.

İçinde tek bir bir not vardı.

“Bir sözümü senden sır gibi sakladım… Ama bunu seni sevdiğim için yaptım.”

Notun altında bizim apartmanımızın çok uzak olmayan küçük bir kiralık depo adresi mevcuttu.

Kafamı kaldırdım, kafam karışmıştı ve zar zor nefes alabiliyordum.

“Bir toum…”

Hülya Hanım bana bir anahtar uzatarak kelimenin tam anlamıyla şöyle dedi: “Elif bunu saklamamı saklamıştı. İçinde bulunduğumuz yerde anlayacağınızı söylemişti.”

Başımı salladım ama hiçbir şeyi anlamamıştım.






devamı sonraki sayfada…

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Yap

En güncel En son haber ve gelişmeleri tarafsız ve en hızlı şekilde öğrenebileceğiniz haber sitesi.

Son Dakika

en çok tıklananlar

  • 2025 © All Rights Reserved | oldtastyrecipes.com | oldtastyrecipes MEDYA
  • KÜNYE / HAKKIMIZDA: 
  • Ortaköy Mahallesi, Üç Yıldız Sokak NO 2/1 , Ortaköy, Beşiktaş / İSTANBUL
  • Şikayet&Öneri: info@oldtastyrecipes.com
  • Reklam ve İş Birliği: info@oldtastyrecipes.com
  • Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. oldtastyrecipes.com harici linklerin sorumluluğunu almaz.
  • oldtastyrecipes.com Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır.