Home HİKAYELER Açlık ve Sır: Sırt Çantasından Düşen

 Açlık ve Sır: Sırt Çantasından Düşen

by admin
0 yorumlar

Kızım eve sessiz ve açlıktan bitap düşmüş bir sınıf arkadaşını getirdiğinde, sadece bir öğünü daha paylaştığımızı sanmıştım. Ancak bir akşam, sırt çantasından bir şey düştü ve beni gerçeklerle yüzleşmeye zorladı; ailem ve kendim için “yeterli” olanın gerçekte ne anlama geldiğini yeniden düşünmemi sağladı.

Eskiden yeterince çok çalışırsanız, “yeterli” olanın bir şekilde hallolacağına inanırdım. Yeterli yemek, yeterli sıcaklık ve fazlasıyla sevgi.

Ama bizim evimizde “yeterli” kelimesi; markette, hava durumuyla ve kendi zihnimin içinde sürekli tartıştığım bir kavramdı.

Planıma göre Salı günü; bir paket tavuk pirzola, havuç ve yarım soğanla zenginleştirilmiş pirinç pilavı gecesiydi. Sebzeleri doğrarken, bir yandan yarınki öğle yemeği için artacak miktarı hesaplıyor, bir yandan da hangi faturayı bir hafta daha erteleyebileceğime karar veriyordum.

Eşim Deniz garajdan geldi; elleri nasırlı, yüzü yorgundu. “Yemek yakın mı hanım?” Anahtarlarını kaseye bıraktı.

“On dakikaya hazır,” dedim, hala kafamdan hesap yaparken. Üç tabak çıkacaktı ve belki yarına da biraz kalırdı.

Saate baktı, kaşları çatıldı. “Sude ödevlerini bitirdi mi?” “Kontrol etmedim. Sesi çıkmıyor, sanırım cebir dersi galiba galip geliyor.” “Ya da sosyal medyada takılıyordur,” dedi sırıtarak.

Tam herkesi masaya çağıracaktım ki Sude içeri daldı; arkasında daha önce hiç görmediğim bir kız vardı. Kızın saçları darmadağınık bir at kuyruğu yapılmıştı, bahar sonunun sıcağına rağmen kapüşonlusunun kolları parmak uçlarına kadar sarkıyordu.

Sude konuşmama fırsat vermedi. “Anne, Elif bizimle yemek yiyecek.” Bunu, sanki tartışmaya açık bir konu değilmiş gibi söylemişti.

Elimde bıçakla öylece kalakaldım. Deniz bir bana, bir kıza baktı. Kız gözlerini yerden ayırmıyordu. Ayakkabıları eskimişti ve solmuş mor bir sırt çantasının askılarına sıkıca tutunuyordu. Tişörtünün ince kumaşından kaburgaları seçilebiliyordu. Sanki yer yarılsa da içine girse gibi bir hali vardı.

“Şey, merhaba tatlım.” Misafirperver görünmeye çalıştım ama sesim cılız çıkmıştı. “Bir tabak al bakalım.”






devamı sonraki sayfada…

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir

Yorum Yap

En güncel En son haber ve gelişmeleri tarafsız ve en hızlı şekilde öğrenebileceğiniz haber sitesi.

Son Dakika

en çok tıklananlar

  • 2025 © All Rights Reserved | oldtastyrecipes.com | oldtastyrecipes MEDYA
  • KÜNYE / HAKKIMIZDA: 
  • Ortaköy Mahallesi, Üç Yıldız Sokak NO 2/1 , Ortaköy, Beşiktaş / İSTANBUL
  • Şikayet&Öneri: info@oldtastyrecipes.com
  • Reklam ve İş Birliği: info@oldtastyrecipes.com
  • Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. oldtastyrecipes.com harici linklerin sorumluluğunu almaz.
  • oldtastyrecipes.com Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır.